Chantal Akerman 1997’de Locarno Film Festivali’nin 50. yıl dönümü için “sinemanın geleceği hakkında” çatısı altında yapılan kolektif bir filmin parçası olan kısa filmi Le jour où’da geçen, çevirmiş olduğumuz bu metnin seslendirmesini kendisi yapıyor. 2011’de Nicole Brenez ile yaptığı röportajda Akerman filmini şöyle anlatıyor: “Aslında Godard’a bir övgü.”

Sinemanın geleceği hakkında düşünmeye karar verdiğim o gün (ne yazık ki, sadece o gün değil), yatağın tersinden kalktım. Bardağın tersine greyfurt suyu doldurdum. Küveti taşırdım. Yanlışlıkla kahvemi devirdim. Tişörtümü ters giydim. Sigara aldım, paramın üstünü almadım. Parayı verdim, sigarayı almadım. Köpeğimi çağırdım, gelmedi. Doğum günüm için bir kart geldi, ağladım. Telefon çaldı, yanlış cevap verdim. Klavyedeki “e” tuşu sıkıştı. Adını anımsamadan onu düşündüm. Sonra Georges Perec olduğunu hatırladım. Yazarken edebiyatın geleceğini mi düşünüyordu? Onun aşırı sigaradan öldüğünü hatırlattım kendime. Sigaramı söndürdüm, vakit kaybetmeden bir tane daha yaktım. Kartı bana gönderen arkadaşımı aradım ama başka biri açtı telefonu. “Affedersiniz, henüz uyanmadım” dedim. Sinemanın geleceği hakkında düşünmeye karar verdiğim gün, bu geleceği benim göremeyeceğimi anlattım kendime. Geleceğin her zaman bizden ilerde olduğunu düşündüm. Önce ileriye sonra ardıma baktım. Başı öne eğik yürüyen insanların da gelecekle ilgili hissiyatları var mıdır diye merak ettim. Yoksa sadece başı dik, özgüvenli yürüyen insanlar mı geleceği düşünürdü?
Benim yaşlarımdaki biri için kimse önünde parlak bir gelecek var demez diye düşündüğüm için geleceğin ardımda kaldığını düşündüm. O gün, sinemanın geleceği hakkında düşünmeye karar verdiğimde, ters tarafımdan kalkmıştım. Tersinizden kalkarsanız düşünemezsiniz, hatta sinemanın akıbeti hakkında bile düşünemezsiniz. Ters tarafınızdan uyandıysanız, hiç kalkmasanız daha iyi belki de… Kendinize greyfurt suyu doldurmamalı (varsa), küvetinizi taşırmamalı, kendinize kahve yapmamalısınız (varsa). Ve en önemlisi, köpeğinizi çağırmamalısınız. Ters tarafınızdan kalktığınızda, doğum gününüzü kutlamak, telefonda konuşmak, Georges Perec’i ve edebiyatı düşünmek bile pek iyi bir fikir değil. Hatta henüz ayılamadığınızı söylemek daha da kötü. Yani tersinizden kalktığınızda, geri uyusanız daha iyi. Eğer tesadüfen uyanıp, aklınızdan bir şey geçerse, tahayyül ederseniz, bu düşünceyi tam olarak değerlendirmeden, zihninizin uyanık olduğunu unutup aniden sevinebilirsiniz. Kendinize, yarın, yarından sonraki gün ya da günlerden bir gün karanlıkta bir şey göreceğinizi ve bunun güzel bir sinema eseri olduğunu bileceğinizi söylersiniz.
Chantal Akerman
Çeviri: Betül Eke

Yorum bırakın