Etiket: Halil Can Akbulut

  • Gelmeyen Tren

    Gelmeyen Tren

    Erksan’ın hayatı, tıpkı Müthiş Bir Tren’deki ana karakter gibi bir arayışın hayatıdır. Hikâyede ve filmde treni bekleyen karakter, bir şeylerin olacağının bilinciyle düşsel bir atmosferde debelenirken; Erksan da bu düş hâlini kendi sanatının merkezine yerleştirir. “Sanatçı düşlerinin esiridir!” cümlesinin vücut bulmuş hâlidir bu karakter.

  • Bu Sinema

    Bu Sinema

    “La Dolce Vita”, yalnızca tatlı bir hayatın değil, tatlı bir çöküşün de filmidir. Fellini, Marcello’nun gözlerinde bize şunu hatırlatır: Hayatı anlamak bazen onu kaybetmeyi göze alabilmektir.

  • Dünya Boş Bir Arazi

    Dünya Boş Bir Arazi

    Sinemanın bir intihar notuna dönüştüğü bu film, yaşamın boğucu döngüselliğini bir tokat gibi yüzümüze çarparken, en karanlık anda bile umudun ne kadar vazgeçilmez olduğunu fısıldar.

  • Sıradan Bir Yazgıya Sahip Sıradan Birinin Hikayesi

    Sıradan Bir Yazgıya Sahip Sıradan Birinin Hikayesi

    Gelecek, hep bir sis perdesinin ardında, sürekli ertelenen bir umut olarak kalır; karakterler ise bu belirsizliğin içinde, kum taneleri gibi yavaşça dağılırlar.

  • Mercekte Resim, Fırçada Sinema

    Mercekte Resim, Fırçada Sinema

    Gündüzleri düşünüp geceleri ağlayan bir neslin esamesinin okunmadığı bir yıllar yığını içinde olmuşu anlatma görevi hal böyleyken bizlere kaldı. Bir gönül borcuydu bu görev her şeye rağmen… Ve ortaya bu yazı çıktı.

  • Gözlerimi Açtığımda Gördüğüm Şey Yalnızlıktı

    Gözlerimi Açtığımda Gördüğüm Şey Yalnızlıktı

    Sinemanın bir yüzyılı aşkın süredir hayatımızda olması ve yanımızda olmaya çalışması olağan bir his olarak içimize yerleşmişken, yalnızlığın insanlığın kaderi olmaya devam etmesinin hikayesi sinemaya hep eşlik etmiştir.